Archive for Temmuz, 2009

posted by RuK on Tem 31


Davetiyeler, odalar
Ve localar iki kişilik
Ya tek gidersin bi koltukta
Ya biletler; iki kişilik
Ya tek kişiliktir bi yatak
Ya yalnız yatılmaz; iki kişilik
Ya tek taraflıdır bi aşk
O da severse; iki kişilik
Başka kaç kişiyi seversen sev
Bir sevda yalnız iki kişilik
Hele baş başa bi akşamda
Masalar hep iki kişilik
Peki sen kimsin dediler bana
Dedim üçüncü tekil kişilik
Peki dostluk var mı dünyada
Dedim dünya iki kişilik
Çocuktuk çoktuk oysa
Çok üzgünüm şimdilik

posted by RuK on Tem 30

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın?” diye sormuş.Zenginlik, “Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.” demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardım istemiş. “Kibir, lütfen bana yardım et!”, Kibir “Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.” diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: “Üzüntü, seninle geleyim.” Üzüntü “Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.” Mutluluk da Aşk’ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk’ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. “Gel Aşk! Seni yanıma alacağım…”Bu Aşk’tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk’a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi’ye sormuş: “Bana yardım eden kimdi?” Bilgi “O, Zaman’dı” diye cevap vermiş. “Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?” diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:
“Çünkü sadece Zaman Aşk’ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir“demiş ..

posted by RuK on Tem 10

Adam:Geri Geleceğim

Kadın:Gelemezsen

Adam:Geri geleceğim

Kadın:Engel çıkarsa sözünü tutamazsan

Adam:Sana söz geleceğim

Kadın:Ya tutamazsan..

Adam:Tutarım bilirsin

Kadın:Ya tutamazsan

Adam:O zaman kendine seni sevdiğimi söyle

Kadın:Neden gelince sen söylemiyorsun

Adam:Ya gelemezsem

Kadın:Gelirsin beni seviyorsun

Adam:Ya gelemezsem

Kadın:Gelirsin seni seviyorum

Adam:Ya gelemezsem

Kadın:Bana söz verdin tutarsın, bilirim

posted by KaD on Tem 6

SENİ SEVİYORUM 6. hafta: Seni seviyorum 6. ay: Tabii ki, seni seviyorum 6. yıl: Seni sevmesem çoktan çeker giderdim

EVE GELİŞ 6. hafta: Aşkııııım, ben geldim 6. ay: Selam! 6. yı: Annen ne yemek yapmış?

KAPI ÇALINDI 6. hafta: Zahmet etme, ben açarım 6. ay: Ben açayim mı kapıyı? 6. yıl: Yahu şu kapıya baksanıza!

TELEFONDA 6. hafta: Sevgilim, Ayşe telefonda… 6. ay: Seni arıyorlar 6. yıl: Telefoooon!

ÇOCUKLUĞA DAIR 6. hafta: Zor bir çocukluk geçirmişsin 6. ay: Senin anan da cins ha 6. yıl: Ulan tam da anana çekmissin

TATİL PLANLARI 6. hafta: Bu yaz seni Venedik’e götüreceğim 6. ay: Tatilde Ankara’ya gitsek ne olur? 6. yıl: Niye, evin suyu mu çıktı?

HEDİYELER 6. hafta: Bu yüzüğü inşallah seversin 6. ay: Resim çerçevesi aldım, her zaman lazım 6. yıl: Şu parayla kendine bir sey al

 SİNEMAYA GİDİLİYOR 6. hafta: Hangi filmi görmek istersin? 6. ay: Evita’ya gidelim mi? 6. yıl: Evita’yi gör, ben çok beğendim

KÜÇÜK SAKARLIKLAR 6. hafta: Üzülme sevgilim, leke yapmaz 6. ay: Dikkat etsene yahu! 6. yıl: Amma da sakarsın be kadın!

FİKİR AYRILIKLARI 6. hafta: Ben pek bu fikirde değilim 6. ay: Bu konuda yanlış düşünüyorsun 6. yıl: Saçma sapan konuşma, Alla’sen

YEMEKLER 6. hafta: Yaptığın yemeklere de bayılıyorum 6. ay: Bu akşam ne yiyoruz? 6. yıl: Gene mi makarna!

İÇKİ İÇİLİYOR 6. hafta: Bir şey içer misin? 6. ay: Bir Martini içerim 6. yıl: Gene buz koymayı unutmuşsun

 ELBİSELER VE ALIŞVERİŞ 6. hafta: Bu elbise sana çok yakışmış 6. ay: Bir elbise daha mı aldın? 6. yıl: Kaç para verdin buna?

ÖZÜR DİLEMEK 6. hafta: Özür dileyecek bir şey yapmadın ki… 6. ay: Biraz dikkat etsene be kızım… 6. yıl: Hay senin eline…

posted by KaD on Tem 6

Her öğrenci evinde muhakkak ‘nöbetçi sistemi’ uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.
Evdekilerin temel gida maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birlesiminden 12 çesit yemek yapilabilir. Çay yemekten sonra degil, yemekle birlikte içilir.
Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartisma konusu açilir. (Düsünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndügü için mi güzel? Attan inip essege binilir mi?)
Her evin muhakkak suyu, çayi deviren bir sakari vardir. Ha bi de islerden kaytaran tembeli bulunmaktadir.
Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya baslandiginda eksikler ortaya çikar, zamanla yarisarak yemek tamamlanir.
Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kasik, tava kalmayincaya kadar bulasiklar yikanmaz.
Her sabah derse geç kalinir ve ögle kalkip okula yemek yemege gidilir. (Okulun yemegi ucuz oldugu için…)
Sinav dönemlerinin favori cümlesi “bu gece yatmiycam ders çaliscam”dir. Gece yatilmaz ama ders de çalisilmaz.
Evin duvarlari vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazili belgelerle süslüdür.
Ögrenci evinin, ögrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce “bi kola al da içelim” diye baslanilan ismarlatma olayina, iyice sövüsleninceye kadar devam edilir.
Ev genelde bodrum ve giris katta oldugundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karsi bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açik birakilir.) Dis kapi ise zaten kilitlenmez.
Ev fertlerinin asagi yukari tamami leyla gibidir, yani ask trafigi yogundur. Kimininki platoniktir, kafayi yer ve yedirtir, kimi romantik takilir, siirler ezberlenir, kimi ise aksam ansizin nisanli olarak eve dönebilir.