Archive for the ‘Yazı’ Category

posted by RuK on Oca 16

Sen kelimelere sığdıramadığım, Hangi ara bu kadar büyüdün içimde, Hangi ara dışarı taşar oldun gözlerimden. Hangi ara tohumunu bıraktın kalbimin en derinine yeşersin diye, Hangi ara beynime hakim oldun her şeyi sende unutturacak kadar. Hangi ara aklıma yerleştin her şeyi senle özdeşleştirecek kadar. Her şeyi sen sanıy…orum, her sesi sen diye duyuyorum. Her güzelliği senin gözlerinden görüyorum… Dün içimde büyüdün büyüdün bahar dalları gibi tüm mavileri sardın. Bir kolun ruhumda, bir kolun bedenimde, bir kolun yollarımda, bir kolun gördüklerimde. Kalbim sendin zaten. Dün yer gök sendin. Dün duyduğum her ses beni çağıran sesindi kalbine. İçine aldın sardın sarmaladın… Ben bir kez daha bir kez daha aşık oldum sana… Bunun nedeni, niçini yok. Bunun mantıksal bir karşılığı yok. Bunun anlamlandıracağım şekli, şemali yok. Bu başka bir şey.. tanımsız. Baştan beri en baştan beri ruhum buluşuyor seninle bilincimin dışında. Hala seninle yaşıyorum beni aldığında yanına anlamadığım anlamlandıramadığım biçimde. Hala, seni düşündüğümde sen düşüyorsun her yanıma…

posted by RuK on Oca 16

Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım
Sen: Gül goncasısın her
gün kokladığım
Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin
Sen: Yüzüne bakmaya
doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim
Ben: Yollarına gülleri
sereceğim
Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem
Ben: Senin için mecnuna
döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin
Sen: Çiçekli kırl…arda
ki kelebeksin
Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım
Sen: Eşi bulunmaz kanatsız
meleksin

Ben: Olsam senin için bir bal arısı
Ben: Koynuna girsem bir
gece yarısı
Ben: Konuversem kalbinin üzerine
Ben: Olsam yüreğinin diğer
yarısı.

posted by RuK on Eyl 25

Gittin…
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki…
“Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim” diyecektim sana.
Konuşamadım…

Gittin…
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım…

Gittin…
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım…

Gittin…
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım.

Gittin…
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım…

Gittin…
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım…

Gittin…
Bir şey söyledin mi giderken?
“Kal” dememi istedin mi?
Son bir kez “seni seviyorum” dedin mi?
“Bekle beni döneceğim” diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım…

Gittin…
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım…

Gittin…
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım…

Gittin…
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım…

posted by KaD on Ağu 17

Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım

Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım

Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin

Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim

Ben: Yollarına gülleri sereceğim

Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem

Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin

Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin

Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım

Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin

Ben: Olsam senin için bir bal arısı

Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı

Ben: Konuversem kalbinin üzerine

Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı.

posted by RuK on Ağu 7

Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.
Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.
Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.
Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.
Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.
Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın.
Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.
Sana akıyorum, çünkü ‘hayatın uslanmaz ruhusun’ sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.
Sana akıyorum. Bütün coşkumla… Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.