posted by KaD on Ağu 17

Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım

Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım

Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin

Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim

Ben: Yollarına gülleri sereceğim

Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem

Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin

Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin

Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım

Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin

Ben: Olsam senin için bir bal arısı

Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı

Ben: Konuversem kalbinin üzerine

Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı.

posted by RuK on Ağu 7

Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.
Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.
Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.
Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.
Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.
Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın.
Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.
Sana akıyorum, çünkü ‘hayatın uslanmaz ruhusun’ sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.
Sana akıyorum. Bütün coşkumla… Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.

posted by RuK on Ağu 7

İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam…

Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam…

Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam…

Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa…

İçtiğim çayın şekeri, sigaramın dumanı, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan…

Sokakta bana bakan her insan, yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa…

Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam…

O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam…

Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam…

Başımı döndüren şeyin aslında içki değil, sana olan aşkım olduğunu biliyorsam…

Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam…

Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam…

Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp ‘Neden geçmiyor bunlar’ diye hayıflanıyorsam…

Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam…

Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam…

Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam…

Seninle ilgili planlar yapıyorsam…

Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam…

İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup ‘Biz olsaydık böyle yapardık’ diyorsam…

Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam…

Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam…

Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam…

Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam…

‘Hayatının en anlamlı şeyi ne’ diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam…

Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir…

posted by KaD on Ağu 6

RukaD.Biz

posted by RuK on Ağu 4

Gittin…Ben arkandan sadece baktim.Oysa soyleyecek o kadar cok seyim vardi ki…“Gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitirecegim hepsini.Gidersen, sönecek içimdeki ates ve bir daha hiç kimse yakamayacak.Gidersen karanliga mahkum edeceksin günlerimi.O karanlikta yolumu kaybedecegim“diyecektim sana.Konusamadim…

Gittin…Gidisini görmemek için gözlerimi kapattim.Öylesine acidi ki içim, tutup koparsalardi kolumu, bacagimi bu kadar aci duymazdim.Acim yas olup akmaliydi gözlerimden.Aglayamadim…

Gittin…Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa.Tutkum seninle olmakti, tutkum teninde erimek, tutkum hayati seninle, sadece seninle paylasmakti.Anlatamadim…

Gittin…Gidisini önlemek için tutmak vardi ellerinden.Ellerim degil miydi her dokunusumda seni ürperten? Ürperirdin yine biliyorum.Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini, gitmek için biriktirdigin bütün cesaretin kaybolurdu.Tutamadim…

Gittin…Bir yikim gibiydi gidisin.Sen adim adim uzaklasirken benden, çöküp kaldi bedenim oldugu yere.Nice terkedilislere dayanan bu yürek bu kez yenilmisti.Bu kadar zayif degildim ben, kalkmaliydim.Kalkamadim…

Gittin…Oysa geldigin gün gidecegini biliyordum.Hazirdim gidisine.Kaçak zamanlari yasiyorduk.Zaman bitecek ve sen gidecektin.Bense gidisinin ertesi günü hayatima kaldigim yerden yeniden baslayacaktim.Baslayamadim…

Gittin…Bir sey söyledin mi giderken? `Kal`dememi istedin mi? Son bir kez`seni seviyorum`dedin mi? `Bekle beni döneceğim`diye umut verdin mi? Beynim öylesine ugulduyordu ki…Duyamadim…

Gittin…Nereye gittigin önemli degildi.Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu.Artik yoktun ve asil bu düsünce beni felç ediyordu.Kurtulmaliydim.Kurtulamadim…

Gittin…Unutulanlarin arasina katilmaliydin.Anilari bir sandiga koyup hayati bir yerinden yakalamaliydim.Bu ask noktalanmaliydi, bu sevdadan vazgeçmeliydim.Yapamadim…

Gittin…Bir okyanusun ortasinda tek küregi kaybolmus sandalda dev dalgalarla bogusan bir denizciyim simdi.Bil ki sevmekten vazgeçmedim seni, bil ki seninle birlikte sevdani da tasiyacagim yüregimde.Bil ki seni…Unutamadim…

_–Sen Gittin Ben Bittim–_